![]() |
![]() |
|
Kanser : Hindistan'ın Yeni Tedavileri Bangalore'daki bir kulak, burun, boğaz cerrahı olan Parthasarthy Rengarajan 30'a yakın hastayı kontrol ettikten sonra, yüzünde bir gülümseme belirerek, evine doğru yola koyulmaya hazırlandı. Hiç kimse 57 yaşındaki doktora 18 ay önce glioblastoma multiforme adlı ölümcül bir beyin tümörü teşhisi konulduğunu tahmin edemezdi. Dr. Rengarajan standart tedavilerden umudunu kestikten sonra, bölgede çalışmaları sürdürülen yeni bir deneysel bir tedaviyi denemeye karar verdi ve tedavi öylesine başarılı olduki kısa zamanda kendisi hastalarını tedavi etmeye geri döndü. Kendisi "Şu an %80'in üzerinde iyileşmiş durumdayım ve hastalığın yinelediğine ilişkin bir belirti yok" diyor. Rotasyonal Alan Kuantum Manyetik Rezonansı -RFQMR- denilen bir teknoloji sayesinde Dr. Rengarajan ve pekçok başka terminal kanser hastası doktorlarının kendilerine biçtikleri ömürden çok daha fazla yaşamayı başardılar. RFQMR geleneksel MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) Cihazlarına benzer olmakla beraber, tümörlere saldırırken çok daha farklı bir işlev görüyor. Faz I çalışmada bir kontrol grubu olmaması ve dolayısıyla geleneksel tedavilerle RFQMR'ın karşılaştırması yapılamaması nedeniyle karşılaştırılabilir veriler için Faz II çalışmanın tamamlanması gerekecek. Bununla beraber ilgililer yeni tedavinin hastaları tedavi etmekte kemoterapi ve radyoterapinin çok ötesinde olduğunu belirtiyorlar. Kanserli Tümörleri Yoketmek Bay Kumar RFQMR üzerinde 10 yıldır fazla bir süredir çalışıyor olmakla beraber, kanser üzerindeki çalışmalar Institute of Aerospace Medicine'dan (IAM) V.G. Vasistha ile beraber ileri derecedeki osteo-artrit hastaları üzerindeki yapılan çalışmadaki pozitif sonuçları gördükten sonra başlatılmış. Bay Kumar "Kitaplarda yazılanların aksini ispatlayacak şekilde kıkırdak dokusunu yeniden büyütmeyi başladığımızı gördük" diyor. Böylelikle Bay Kumar Cytotron adını verdiği, tümörleri elektromanyetik ışınlarla hedefleyen bir cihaz geliştiriyor. Bu ışınlar kanser hücrelerinin habis hale gelmesinden sonra düşen hücre membran potansiyeli elektrik voltajını yükseltmeyi sağlıyor. Voltaj normal seviyeye yükseldiğinde, hücrede bulunan doğal kendiliğinden ölme mekanizması devreye giriyor ve tümör büyümeyi durduruyor. Cytotron'un fikri hakları bir Patent Koruma Anlaşması başvurusu ile koruma altına alınmış durumda ve Bay Kumar'a göre in-vivo doku mühendisliği amacıyla kullanılan tek nükleer rezonans cihazı. Cihazın sağladığı multi-frekans ışınlar 400 Hertz ile 100 kilohertz aralığında bulunuyor. Çalışma prensibine göre tüm yaşayan canlı ve cansız varlıkların bir doğal frekansları var ve benzer frekansa sahip iki cisim yan yana geldiğinde fiziksel olarak temas etmeden iletişim kurabiliyorlar. Böylelikle tümör hücrelerine de programlanmış hücre ölümü adı verilen apoptoz adlı normal hücre döngüsü için talimat verilebiliyor. Şu ana kadar 106 terminal hasta tedavi edilmiş durumda. Bunlarda % 60'ı hayatta ve % 30'u işlerine geri dönmüş durumda. "Ölen hastalarda kemoterapinin ve radyoterapinin ciddi yan etkileri vardı ve tedaviye yanıt verecek zamanı bulamadılar" diyor çalışmanın ana araştırmacısı Dr. Vasishta. Geleneksel MRI kullanılarak kanserli bölgenin doğal frekansı (veya elektromayetik imzası) hesaplanıyor. Daha sonra Cytotron ile bu imzaya karşılık gelen bir elektromanyetik alan bölgeye uygulanıyor. Bu ise uygulanan manyetik alan altında kanser hücrelerinin gelişmiş rezonansına neden oluyor. Bunun sonucu olarak araştırmacıların düşüncesine göre tümör baskılayıcı protein p53 aktif hale gelerek programlanmış hücre ölümü başlatılıyor ve tümörün büyümesi duruyor. Normal olarak 28 günlük 1'er satlik seanslar uygulanırken bazı hastalara daha az agresif tedavi yeterli olabiliyor. "Pekçok hasta, morfin kullananlar dahi dördüncü uygulama itibariyle ağrı kesici alımını durdurdular" diyor Dr. Vasishta. Daha da ilginci aylık iki katına ulaşma hızı olan bir tümörün 8 ay sonra bile büyümesi ve yayılmasının durmuş olması. Tedavinin temel noktası tümörlerde görülen dramatik büzülme. "Yalnızca birkaç hafta ömür biçilen karaciğer kanseri hastalarımdan birisi şu an bir yılı aşkındır sağlıklı bir yaşam sürdürüyor" diyor Bangalore'daki Mallya Hastanesinde Onkoloji Cerrahı Dr. Vishwanath Hiremath. "Daha da şaşırtıcı olanı ise karaciğerin bir köşesinde bulunan devasa tümör ortadan yokoldu ve hastam tamamen ağrısız durumda." Araştırmacılar Cytotron ile kemik, kan ve meme kanserinin ötesinde pekçok kanseri tedavi etmiş durumda. Bay Kumar "Ancak en iyi sonuçlar beyin ve akciğer kanserinde elde edildi" diyor. Yazınım orijanali için tıklayın: Cancer: India's New Treatments
|
||
![]() ![]() ![]() |
Bu adamlar kansere bir çare buldular mı? Bangalore'li iki doktor Dr VG Vasishta ve Dr Rajah Vijay Kumar insan hücresinin kumanda ve kontrol merkezini manyetik rezonans ile karıştırarak bir kanser hastasını uçurumun kenarından döndürebileceklerini düşünüyorlar. Herşey düşündükleri gibi giderse yalnızca kanser ve artriti değil, fakat aynı zamanda karpal tünel sendromu, migren, epilepsi, immün yetersizliği hastalıkları ve diğer hücresel dejenertif hastalıkları da tedavi edebilirler. Bu buluş onlara Nobel ödülünü bile getirebilir. Zahid H Javali ne kadar yakın olduklarını araştırdı. Tarih Mart 2004'tü ve Hyderabad'daki bir sigorta şirketinin yöneticisi olan ve akciğer kanseri teşhisi konan 43 yaşındaki Ravi Kumar için yolun sonuydu. Doktorları ona 3 hafta ömür biçmişlerdi. Kumar'ın akciğerinden etkilenmiş olan lobun alınmış olmasına rağmen, hastalık karaciğere ve böbreklere de sıçramıştı. Büyük acı içindeydi ve her dört saatte bir morfine ihtiyaç duyuyordu. Morfin bildiğiniz gibi yalnızca bir ağrı kesicidir ve bir çare değildir. Hastaneden çıkarıldıktan sonra ölmesi için evine gönderilmişti. Fakat kaderin başka düşünceleri vardı. Bazıları Kumar'a Institute of Aerospace Medicine'dan bahsettiler. Institute of Aerospace Medicine Radiodiagnosis Bölüm Başkanı VG Vasishta "Kumar geldiğinde şiddetli bir acı içindeydi ve birkaç dakikalığına bile oturamıyordu" diyor. "Sadece 60 kilo ağırlığındaydı ve bir deri bir kemik kalmıştı. Donuk ve kayıtsız haldeydi ve gıda alımı çok zayıftı. Uykusu ve bağırsak hareketleri düzensizdi. Şiddetli mide bulantısı ve kusması vardı". Geleneksel kanser tedavileri cerrahi müdahele, radyoterapi ve kemoterapiyi içerir. Fakat Centre for Advance Research and Development'ta Doktor Rajah Vijay Kumar'ın hazır ve bekleyen durumda tamamen radikal bir prosedürü bulunuyor. Bunun adına Kuantum Manyetik Rezonans Cihazı deniyor. 7 yılı aşkın bir araştırmanın sonucu olan bu cihaz daha çok açık bir MR görüntüleme sistemine benziyor. Uzun dikdörtgen bir masa ve ortasında atnalına bezeyen bir bant. Ravi Kumar'ın yaşantısının uzatılacağına ilişkin hiçbir fikri yoktu. MUCİZE TEDAVİ Bir hücre hayatın en temel birimidir. Bir insanda bunun milyonlarcası bulunur. Çoğu zaman hücreler davranmaları gerektiği şekilde davranırlar ve insanlar da sağlıklıdır. Fakat şu an bilinemeyen nedenlerle bazen bu hücreler arıza yaparlar ve anormal şekilde üremeye başlarlar.Sonra da insan hasta haline gelir. Kanserde geleneksel tedaviler (kemoterapi, radyasyon ve cerrahi müdahele) kanser hücrelerini yoketme amacıyla onlara saldırmaya çalışır Fakat çoğu zaman tamamen normal hücreleri yokederler. Bu da büyük ihtimalle niçin pekçok kanser hastasının tedavi sonucunda neden daha hasta hale geldiğini ve hatta tedaviden öldüğünü açıklamaktadır. Kuantum Manyetik Rezonans Cihazının tamamen farklı bir yaklaşımı vardır. O yalnızca anormal hücreleri hedefler ve normal hücrelere dokunmaz. Kumar'a herbiri 1 saat süren 28 uygulama (Vasishta'ya göre hücrenin kumanda ve kontrol merkezini karıştırmak için) yapıldı. Cihaz hassas bir şekilde tedavi edilecek bölgeye odaklanan 96 ışın tabancasından çıkan yüksek-güçlü , çoklu-frekanslı, dönen, kuantum elekromanyetik rezonans ışın yolladı. Ravi Kumar etkin bir şekilde 96 görünmez umut ışınıyla canlandırıldı. NASIL ÇALIŞIYOR Devamlı olarak hastalıklı hücrelere saldırarak cihaz Ravi Kumar'ın enfekte olmuş hücrelerinin membran potansiyellerini değiştirdi. Niçin bunu yapmalıki diye sorabilirsiniz? Vücudumuzdaki tüm hücreler, bazıları diğerlerinden daha fazla olmakla beraber elektriksel olarak aktif durumdadır. Hücreler sürekli olarak membranlarından iyonları pompalayarak elektriksel bir potansiyel farkını (denge durumu) sürdürmeye çalışmaktadırlar. Buna membran potansiyeli adı verilir. Normal bir hücrede bu potansiyel -70 ile -90 milivolt arasındadır. Kanserli bir hücrede ise -20 ile -30 milivolt arasındadır. Kuantum Manyetik Rezonans Cihazı bu membran potansiyelini -90 milivolta cıkartır. Bu proses hücrenin düzenini bozarak artık hiç normal seviye olan -70 milivolta ulaşamamasını sağlar. Artık kudretsiz hale dönüşen bu kanserli hücreler çoğalmayı durdururlar ve esasen "programlanmış hücre ölümü" adı verilen bir prosesle intihar ederler. Vasishta'nın açıklamasına göre "Bu uygulamanın ilk iki günü bir sersemletme etkisi gösterir ve hücre çoğalmayı durdurur." Tümör büyümeyi durdurur ve tümör kütlesinin merkezindeki hücre ölümü döngüsel bir şekilde yoğunlaşmış nekroza (doku ölümü) neden olur ve MRI görüntüsünde ve cerrahi müdahelede gözlenen hücre füzyonu, haşlanmış bir yumurtaya benzer." Bu yazının yazıldığı tarihte (Kasım 2004) Ravi Kumar tamamen hastalık emarelerinden arınmıştı. Bu şekilde tedavi edilmiş dünyadaki ilk kanser hastasıydı. "Üçüncü seansta ağrı ortadan kalkmıştı" diyor Vasishta. "Beşinci seansta iyi bir şekilde yemeğe başladı. Yedinci seanstan sonra yemek yemeyi durduramıyordu". Şu anda 8 kilo kazandı. Kumar'ın tümörü ölmüş olmakla birlikte, Aerospace Medicine'daki doktorlar düzenli olarak kendisini gözlemliyorlar ve durumunun aynı kaldığından emin olmaya çalışıyorlar. "Vücudunda kalan kütle bir hindistan cevizi büyüklüğünde ve her ay gözlemleniyor" diyor Vasishta. "Yalnız 5 yıl sonra kaseri tamamen yenmiş olduğuna emin olacağız. Zira kanserde hiçbir zaman emin olamazsınız". ÖĞRENME EĞRİSİ Kumar'ın 28 seans boyunca aralıksız olarak şiddetli manyetik rezonans tedavisi görmesi büyük miktarda kanser hücresinin bir seferde ölmesine neden olmuş. Buda istenmeyen bir durum olan enfekiyona ve enflamasyona neden olmuş. Dr. Kumar şu an tedavi döngüsünü 2 hafta tedavi 2 hafta ara ve tekrar 2 hafta tedavi şeklinde değiştirmiş durumda. Ravi Kumar'ın ufak rahatsız edici bir bölgesel etki dışında hiçbir yan etkisi olmamış. Vasishta'nın açıkladığına göre kalbe kan taşıyan ana damar etrafına doğru tümör büyüdüğü ve cerrahi müdahele ile alınamadığı için o bölgedeki sinirlerden birisi tümör içinde sıkışmış durumdaymış" Bu kalbe kan taşıyan damar. Kaburgalarının altında acı hissediyor" Bu durumda doktorlar ne yapıyorlar? Vasishta siniri körelteceklerini söylüyor. Buna karşın tümör vücutta kalacak ve doktorlar vücudun tümörü ya kabulleneceğini veya zaman içinde normal yöntemleriyle vücuttan dışarı atacağını söylüyorlar. CİHAZLA TANIŞAN HASTALAR VE HİKAYELERİ 31 yaşındaki ev hanımı Rekha rahim kanserine yakalandıktan sonra 9. seans itibariyle çok daha iyi hissediyor "Şu an bağımsız olarak yürüyebiliyorum" diyor yüzüne yayılan gülümsemesiyle "Ve on günde bir kilo aldım". Cihazla 40 kanser hastası üzerinde yapılan bir çalışma Ağustos 2004'te başladı ve 2006 sonunda tamamlanmış olması bekleniyor. Şu ana kadar 28 terminal haldeki kanser hastası tedaviyi tamamladılar ve gözlem altındalar. Bazıları dört ayı aşkın bir süre geçmesin rağmn ağrı ve rahatsızlık hissetmeden yaşıyorlar. TEDAVİNİN KİLİT ÖZELLİKLERİ
İLERİDEKİ YOL GELENEKSEL KANSER TEDAVİSİ Kemoterapi geleneksel yöntemler arasında enaz değerli ve en tehlikeli olandır.Kanser hücrelerini öldürmek için çeşitli zehirli ilaçlar kullanır. Kemoterapinin herhalde en önemli sorunu en fazla ihtiyaç duyulan sırada bağışıklık sistemini zayıflatmasıdır. Kemoterapi Hodgkin's hastalığı, bazı lenfomalar ve lösemilerde belirli bir başarıyla kullanılmıştır. Bununla berabr, meme, kolon ve akciğer kanseri gibi daha yaygın pekçok kanserde kemoterapi faydalı olamamaktadır. Harvard Halk Sağlığı okulundan Dr John Cairns kemoterapi gören binlerce hastadan çok küçük bölümünün gerçekten fayda sağladığını söylemektedir. Diğer kanser araştırmacıları kemoterapinin faydaları konusunda daha da az iyimserdir. Radyasyon tedavisi kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemek için yüksek şiddette X-ışınlarını kullanırlar. Bu yöntem aynı zamanda sağlıklı hücreleri de öldürür, bağışıklık sistemini zayıflatır ve daha sonra lösemiye yakalanma riskini ciddi şekilde arttırır. Dr Cairns'in inancına göre "kanserlerin büyük bölümü radyasyon tedavisi ile iyileştirilemezler zira kanser hücrelerini öldürmek için gereken X-ışını dozu aynı zamanda hastayı da öldürecektir" Yazının orijinali için tıklayın: Have these man found a cure for cancer? ? |
|
Rotasyonal Alan Kuantum Manyetik Rezonans, osteoartrit tedavisi için umut veren bir yöntem olarak görülüyor, Rashmi Rao'nun keşfine göre Tam burada Bangalore'da Institute of Aerospace Medicine'da -IAM- doku mühendisliği alanında son derece ilgi çekici gelişmeler yaşanıyor. Devam eden klinik çalışmalar tamamlandığında Hindistan'ı en ağrılı ve ve takat kesici hastalıklardan olan osteoartrit ve kanser tedavisi konusunda zirveye taşıyabilir. Rotasyonal Alan Kuantum Manyetik Rezonans -RFQMR- olarak bilinen yöntem IAM'de Radyo Diyagnoz Bölümü Başkanı Profesör Dr VG Vasishta'ya göre son derece karmaşık kuantum elektromanyetik ışınların radyo altı ve radyo frekansı spektrumunda iletilmesine dayanıyor. Doku mühendisliğini kullanarak, enstitüde yapılan denemeler ölmekte olan dokuları yeniden canlandırmaya, yaraları iyileştirmeye, yeni kan damarlarını oluşturmaya, yeni kıkırdak geliştirmeye ve çoğalma alemine giden kanser hücrelerini eğitmeye bile yardımcı oldular. Deccan Herald'a konuşan Dr. Vasishta'ya göre "RFQMR biyolojik dokulardaki sitokinetikleri veya hücre bölünmesini ve çoğalma prosesini düzenleyen yeni bir yöntemdir." Geçen sene bir patent koruması elde edilmiştir. Odaklanan ışınlar genlerde bulunan mesajları etkiler ve hücre dinamiklerini değiştirerek osteoartiritte çoğalmayı aktive ederken kanserde gerektiğinde yokeder. Dr Vasishta'nın ilave ettiğine göre normal, sağlıklı hücreler hiçbir şekilde etkilenmemekteler. "Prosedür kansız bir yöntem olup gözün maküler dejenerasyonu ve tinnitusun(kulak çınlaması) yanısıra osteoartrit ve kanser için büyük bir umut vadetmektedir. İki yıl önce klinik çalışmaları başlatan IAM, sivilleri de tedavi edebilmek için yerel bir ayrıcalık elde etti. "Şiddetli ızdırap çeken ve ölümcül haldeki insanların iyleştiğini gördük. Şu anda artritin Faz II aşamasındayız ve hala değişimleri dokümante ediyoruz". "Şu ana kadar artritte 250 kadar hastayı çok büyük bir başarı oranıyla tedavi ettik. Artritle ilgili çalışmalar gelecek yıl bitmiş olacak ve ondan sonra ülke genelinde seçilmiş hastanelerde bu tedavi yapılmaya başlanacak" diye ilave etti Dr Vasishta. Enstitü aynı zamada Faz I kanser çalışmasına da başladı ve tüm cerrahi ve onkolojik tedavileri tamamlanmış olan ve terminal olarak deklare edilen edilen hastaları kabul etmeye başladı. Neden kanser ve artrit üzerinde çalışmaya karar verdiklerini sorduğumuzda Dr Vasishta "Doku rejenerasyonu hakkında bazı denemelerden haberdardık. 80'lerin başlarında doktorluğum sırasında MRI teknolojisi yeniydi ve Boston'daki çalışmalarda sıçanlarda daha iyi kemik kaynaması gözlenmişti, ancak Hindistan'da o dönemde bu konuda ileriye gidememiştik." Birkaç yıl önce CARD'ın baş bilimsel direktörü olan Dr Vijay Kumar (ortak araştırmacı) ve Dr Vasihta (projenin temel araştırmacısı) bu konuda çalışmaya başladılar ve sonuçlar yakında açıklanacak. Diğer ortak araştırmacılar Command Hastanesinden onkoloji cerrahı Dr Rautray ve onkoloji patoloğu R Madan'dır. Şu ana kadar yaptıkları işi açıkladıklarında Dr Vasishta "Yaptığımız her iş elektromanyetik spektrumla ilgili. Kanserle ilgili tüm tedaviler kanserli hücreleri bombardımana tutmakla uğraşıyor, fakat biz ise toksik-olmayan programlanmış hücre ölümünü tetiklemeye çalışıyoruz. Aynı şekilde artiritte kıkırdak dokusunu yeniden geliştirmeye çalışıyoruz, bu konuda kimse daha önce başarılı olamadı ve kitaplar kıkırdağın yeniden büyüyemeyeceğini yazıyorlar. Bu çok büyük bir meydan okuma". Osteoartirit vakalarındaki tedaviler üçhafta boyunca hergün 30 dakikalık seansları içeriyor. Geleneksel diz protezi ameliyatından sonra 25'e ulaşan bir diz skoru bir başarı olarak kabul edilirken, Institute of Aerospace Medicine'daki takım tedavi ettikleri hastalarda 50 ve daha üstü skorlara ulaşmayı başarmış. Ürkütücü ağrıları olanlar için RFQMR tedavisi uygulanmaya başladığında ülkenin tıp alanında yüksekte durmaya başladığı bir gün olacak. Bir mucize meydana gelmeyi mi bekliyor dediniz? Yazının orijanali için tıklayın: Technology to banish those wincing pains
|
|
Mucizeden Daha Az Birşey Aralık 20 Sayısı Geçen ay birgün Dr. V.G. Vasistha ve Dr. Rajah Vijay Kumar rahim kanserinden muzdarip olan bir kadınla karşılaştılar. Üç ayrı operasyondan sonra kanseri geri dönmüştü ve doktorlarının reçetelediği ekstra kemoterapi tedavilerine dayanamıyordu. Bangalore'da Scalene Cybernetics adlı Hindistan Hava Kuvvetlerinden araştırmacılar ile çalışan bir biyomedikal şirkette yeni bir kanser tedavisinin denendiğini duymuştu. Kuzeydoğu eyaleti Haryana'daki evinden 2000 kilometre uzağa tren ile seyahat ederek doktorlara kendisini tedavi etmeleri için yalvardı "Lütfen beni kabul edin". Karşılanabilir tedavilerin yokluğu Hindistan'da her yıl 700,000 ile 900,000 arasındaki kansere yakalan kişinin yarısının neden öldüğünün -bu oran gelişmiş ülkelerin hayatta kalma oranının yarısı- bir nedeni. Kumar düşük-maliyetli bir yöntem keşfettiğini düşünüyor. Indian Journal of Aerospace Medicine'nin bu ayki sayısında Vasishta ve Kumar tümörleri elektromanyetik radyasyon ile bombardıman ederek kanser hücrelerinin membranlarına bir voltaj uygulayan cihazı tanımlıyorlar. Bu ışınlar, düşündüklerine göre, hücrelerde bulunan bir proteini aktif hale getirrek onları öldürüyor. 33 kanser hastası üzeinde yapılan klinik çalışmada herbiri 28 kere bir saatlik uygulama gördüler. Cihaz 20 hastada tümörün büyümesini durdururken 6 hastada da başarılı bir operasyona girebilecekleri kadar iyileşme sağladı. Bangalore'daki Hosmat Hastanesinde beyin tümörü tedavisi gören 5 yaşındaki bir çocuktada iyileşme gözlendi. Yazınım orijanali için tıklayın: Something Less Than a Miracle |
||
|
|